15 Aralık 2008 Pazartesi

Muscle!






You shall be mine.








*1964 Chevrolet Corvette Stingray
1967 Mustang Fastback GT
1973 Chevrolet Corvette
1969 Chevrolet Camaro Z-11 RS SS
1963 Chevrolet Corvette Sting Ray
1967 Shelby Mustang GT 500



12 Aralık 2008 Cuma

Teşekkürler..


Kafamı toparlayıp taslaklarda birikmiş onlarca yazıdan birini bitirmek yerine, yeni yaşıma girerken yeni bir yazıya baslıyorum. Çünkü ne 64 model mustang'den, ne bol acılı patlamış mısırdan, ne son gittiğim filmden, ne son okuduğum kitaptan bahsetmek istiyorum. Bu seferlik sadece teşekkür etmek istiyorum sadece..

Anneme 24 yıldır her yeniyıl birlikte süslediğimiz ağaçlar için, babama sonunu yazmam için bıraktığı kitap için, çiğdeme 13 yıldır her esprime gülüp komik olduğumu düşümemi sağladığı, ahuya gelmek bilmeyen esprilerimi sabırla beklediği için, emire huysuz yanı olmama izin verdiği, selene mızmız küçük kardeşlerin herşeyden çok sevildiğini gösterdiği için, yetkine hüngür sümük ağlarken bile beni güldürebildiği, cerene harikalar diyarından kaçıp alice'im olduğu için, zeynep' e 5 sene boyunca gamzelerini paylaştığı, begüme onu her gördüğümde yüzüme istemsizce yerleşen gülümseme için, doraya bu çekilmez kızı 2 sene çektiği ve ilişkilere inanmamı sağladığı için..ve hayatıma giren herkese bana kattıkları, benden götürdükleri, beni ben kadar coğaltıp, ben kadar bıraktıkları için..Şimdilik küçük şeyler için teşekkür ediyorum. Büyük şeyler için daha vaktim var. Yarın, öbürgün, ondan sonraki gün, hergün..

Sizi seviyorum iyi ki varsınız..

1 Aralık 2008 Pazartesi

Bir çocuğun hayatından daha degerli ne olabilir ki?


Hiç gördügünüz rüyayı hatırlayamadıgınız ama sizde bıraktıgı duygudan da kurtulamadıgınız oldu mu? Son günlerde gercek denilebilecek kadar net rüyalar görüyorum ve hemen hatırlamıyorum. Sonra alakasız bir zamanda alakasız birşey yaparken, birşey söylerken, bir yerlere giderken bir anda hatırlamaya başlıyorum. Buraya kadar bir acaiplik yok aslında.. Acaip olan hatırladıktan sonra o rüyanın bıraktıgı duyguyla hareket etmiş olduğumu farketmek. Bu cok korkunç bir his işte. Eski bir kırgınlığın -nedenini hatırlayamayacak kadar eski bir kırgınlığın- yıllar sonra bile yüreğinize yerleşip hiç gitmemesi gibi.. O silik hatıranın bıraktığı hissi hep tasıdığınızı farketmek gibi.. (Oysa ben hafızası zihnini yanıltan o her daim mutlu insanlardanım.)


Her neyse dün rüyamda korkunç biriydim. Sabah kendimi tüm dünyaya affettirme hissiyle uyandım. Tam o sırada bir cocuk tüm içtenligiyle "Bir cocugun hayatından daha degerli ne olabilir ki" dedi. O çirkin rüya iyi şeyler yapmaya calışan iyi bir insan oldugum gerçegini değiştirmedi tabi ama görmediğim seyleri görmemi sagladı. O reklamı sürekli duyup da birkaç dakikamı ayırmadıgımı, benim gibi o reklamı sürekli duyup da birkac dakikasını ayırmayan ne kadar cok insan oldugunu, krizin en cok o küçük cocukları vurdugunu görmemi sagladı. Böyle zamanlarda ilk bağışlardan kısılır; o cocuklar için o bağışların bağıştan fazlası oldugunu görmeden.. O bagışların onlar için hayat olduğunu görmeden.. Aslında onların hayatlarından kıstıgımızı görmeden.. Herkesin yapabileceği birşey var. Gelin cocuklarla ve aileleriyle ilgilenin ya da acın internet şubenizi bağış yapın. Kullanmadıgınız ama giyilebilecek durumda olan giysilerinizi bağışlayın. Oyuncak bağışlayın, kan bağışlayın ya da sadece etrafınızdakilerin görmesini sağlayın.
Yeter ki bişeyler yapmak isteyin!
Onlar için yapacağınız herşey cok önemli! Siz cok önemlisiniz!!

13 Kasım 2008 Perşembe

Zırva


Tosbağa: Akhilleus neden burdayız biliyor musun? Burada olma nedenimiz yarışmak.
Akhilleus: Yarışmak mı? Ben bütün ölümlülerin en tezi, bütün ağırkanlıların en ağırı sana karşı! Böyle bir yarışın hiç bir anlamı yok.
Tosbağa: Bana biraz avans vermelisin.
Akhilleus: Çok büyük bir avans olmalı bu.
Tosbağa: İtiraz etmem.

Oysa yarışı kimse kazanamadı çünkü hareket olanaksızdı. Ben tosbağa, ben akhilleus..zaman akıyor, hayat akıyor ben kıpırdayamıyorum bile. zira hareket olanaksız..

19 Mayıs 2008 Pazartesi

Kendime küçük notlar


                                         

Nelerden mutlu oldugumu dusundum..daha cok yapmak icin ya da daha az yapıp yaptıkca daha cok haz duymak icin..

Tramvaylar mesela..yanımdan darbuka sesleri yukselen bir tramvay gecti gecen gun..metroyu bosverin daha cok tramvay yapın..

Geleneksel urunler satan dukkanlar..pismaniye, cekme pismaniye, saray helvası..sekli degistikce tadı da degisir mi pismaniyenin?

Yann tiersen, regina spektor, lisa ekdahl dinleyerek yurumek..saga sola carpma riski yoksa gozlerimi de kapamak hatta..daha az tumsek yapın..:)

Baharda pencermn altına gelip akordeon calan cocuk..akordeoncu cocugun mızıka calan kucuk kız kardesi..

Dalları odama uzanan kiraz agacı..dalları odama uzanan kiraz agacına uzanıp kiraz toplamak..

Uydurma yemekler yapmak..uydurma yemeklere uydurma isimler koymak..

Benzinciye uğradığımda kendime kinder süpriz almak..çıkan oyuncağa isim takmak..:)

Yağmur yağarken camı açıp öyle uyumak..kumsalda uyumak..denizyatağında uyumak..uyumak..